Cuma, Mayıs 18, 2012
YazI Boyutu
HABERLER İYSAD Duyurular VAN - ERCİŞ'E GÜNLÜK 20.000 KİŞİLİK KUMANYA İYSAD'DAN...

VAN - ERCİŞ'E GÜNLÜK 20.000 KİŞİLİK KUMANYA İYSAD'DAN...

İYSAD Basın Bildirisi------------------------------------------24.10.2011


İstanbul Yemek Sanayicileri ( İYSAD) ve TÜRK KIZILAY'I elele verdi, bölgedeki depremzedelere uçak kargosu ile günlük 20.000 kişilik hazır kumanya ulaştıracak.

İYSAD Başkanı ve Keyveni Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik yaptığı açıklamada şunları söyledi; “17 Ağustosu bir kez yaşadık, bir kez daha yıkıldık ve ne yazik ki bir kez daha yüreklere ateşler düştü. Şimdi birlik, şimdi beraberlik şimdi yardım ve özveri zamadır. Görüyorum ki ülkemiz kızılayı ile, can kurtarmak için canını dişine takan arama kurtarma ekipleri ile sivil toplum örgütleri ile sanayicileri ile kısacası tüm ekonomik imkanları ve yardımseverleri ile bölgeyi yeniden ayağa kaldırmaya, yaralarını sarmaya çalışıyor. Orada ki acının tarifi yok...! Bu nedenle şuanda herkes hiç olmadığı kadar duyarlı olmalı. Biz de İysad olarak vakit kaybetmeden harekete geçtik ve üzerimize düşeni büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye çalışıyoruz.

17 Ağustos bize yeteri kadar ders olmadı sanırım. En azından fay hattında bulunan yüksek riskli bölgelerdeki güvenli olmayan binalar şimdiye kadar çoktan tasfiye edilmeli yerine kentsel dönüşüm projeleri ile depreme dayanıklı binalar yapılmalıydı. Dilek ola 14 yılda neler yapılmaz dı ki...

Ülkemizin bu jeolojik gerçeğini hem devlet hem de halkımız artık bir an öncekabullenmeli ve yapılması gerekenler yapılmalı. 23 Ekimi 23 gün sonra unutmamalıyız...

Kullanıcı Hesapları

AÇ GÖZLÜLER ve RÜŞVETÇİLER SAĞLIĞIMIZI ÇALIYOR !

İş dünyasında çalışanlar sanıyor ki öğle yemekleri kurumsal, prestijli bir catering markasından geliyor, uzaktan görünen resim böyle... Oysa ki hiçbir izin ve kalite belgesi olmayan merdiven altı, böcekli bir taşerondan geliyor olabilir.

İYSAD ( İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği ) Başkanı Sadık Çelik konu ile ilgili yaptığı açıklamalarda şunları ifade etti:
“ Yemek hizmetini alan şirketin yetkilisi rüşvet yani kibarcası komisyon sevdasına, saygın catering firması kapasitesi yetmediği halde pazarın her segmentini ele geçirme sevdasına ve taşeron hizmeti veren küçük işletme ki ben buna işletme bile diyemem kayıt dışı merdiven altı üretici diyelim, bunlar da ekmek parası davasına el birliği ile milyonlarca çalışanın sağlığını, ülkemizin, sektörümüzün geleceğini tehdit ediyorlar ”“ Bu zincir içinde olan çalışanlara oluyor. Çünkü onlar sektörün en saygın firmalarından biri tarafından doyurulduğunu sanıyor, sağlığı ile oynandığını bilmiyor."

AÇ GÖZLÜLER ve RÜŞVETÇİLER SAĞLIĞIMIZI ÇALIYOR !
İş dünyasında çalışanlar sanıyor ki öğle yemekleri kurumsal, prestijli bir catering markasından geliyor, uzaktan görünen resim böyle... Oysa ki hiçbir izin ve kalite belgesi olmayan merdiven altı, böcekli bir taşerondan geliyor olabilir.

İYSAD ( İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği ) Başkanı Sadık Çelik konu ile ilgili yaptığı açıklamalarda şunları ifade etti:
“ Yemek hizmetini alan şirketin yetkilisi rüşvet yani kibarcası komisyon sevdasına, saygın catering firması kapasitesi yetmediği halde pazarın her segmentini ele geçirme sevdasına ve taşeron hizmeti veren küçük işletme ki ben buna işletme bile diyemem kayıt dışı merdiven altı üretici diyelim, bunlar da ekmek parası davasına el birliği ile milyonlarca çalışanın sağlığını, ülkemizin, sektörümüzün geleceğini tehdit ediyorlar ” “ Bu zincir içinde olan çalışanlara oluyor. Çünkü onlar sektörün en saygın firmalarından biri tarafından doyurulduğunu sanıyor, sağlığı ile oynandığını bilmiyor. “

HAZIR YEMEK İŞİNDE TAŞERON UYGULAMASI OLAMAZ !
Çünkü, yemek işi sadece teknoloji ve sermayeye dayanmaz; emek yoğun bi iş koludur. Üretim, kalite ve hijyen standartlarını sürdürülebilir kılmak ancak eşit paydaşlaşmış kurumsal bir organizasyon; güçlü bir sermaye yapısı ve yetişmiş, deneyimli insan gücü ile mümkündür.
Hazır yemek taşeronluğunu salça, yağ, ketçap, mayonez, çikolata vb gibi ürün taşeronluğu ile mukayese edemezsiniz; çünkü bir kap çorbanın bile içine giren onlarca malzeme var. 4-5 çeşitten oluşan bir tabldot 100’ün üzerinde kalem malzemenin bir araya gelmesinden oluşuyor. Yıkama, sanitasyon, doğrama, pişirme, saklama, haccp uygulamaları, taşıma ve servis gibi bir çok kalite kontrol sürecinden geçmesi gereken emek yoğun bir üretim zincirinden bahsediyoruz. Tüm bunlar 30-40 metrekarelik merdiven altı mutfaklarda değil 100’lerce metrekarelik alt yapısı oluşturulmuş modern mutfaklar ile mümkündür.

AT ETİ Mİ YEDİRİYORLAR MİLLETE İT ETİ Mİ ?
Hangi marka yağı, hangi marka salçayı hangi marka baharatı kullanıyor taşeron? Eti, yoğurdu, sebzeyi, meyveyi, mantıyı, tatlıyı, ekmeği, turşuyu kimlerden alıyor? At eti mi yediyorlar millete it eti mi? Hammadde kalite kontrolü var mı, şebeke suyunu artıyor mu, personel ve tesis hijyeni sağlanıyor mu? Kalifiye personel ile mi çalışıyor yoksa yoldan geçenle mi? Personel eğitimi sağlanıyor mu? Taşeron firma, taşeron çalıştıran yemek şirketi ve hizmet alan müşteri tüm bunları kontrol ediyor mu? Tabi ki etmiyor; etse 4 kap yemek 2,80 TL ' ye nasıl alınır, nasıl satılır?

2,80 TL ' ye SATILAN YEMEKTE KALİTE ve SAĞLIK' tan ESER OLMAZ !
Buyrun hesaplayalım; Etin kilosu 20-25 TL. 1 kap tas kebabının içindeki sadece 150 gr etin maliyeti 3,00 – 3,75 TL. Pilavı, salatası, çorbası, tatlı ya da meyvesi derken, bir de buna üretim, tesis, vergi, ssk ve diğer işletme giderlerini ekleyelim; 4 kap yemeği 7,00 TL ye satarsanız ancak %3 kar elde edersiniz. 2,80 TL ye satılan yemek ya son kullanım tarihi geçmiş ya da 4.,5. sınıf malzeme ile yapılıyordur. Dana eti yerine at eti, eşek eti, domuz eti (basından), kıyma yerine mdm kıyma, antep fıstıklı baklava yerine bezelyeli baklava yersiniz. Hijyen ve haccp uygulamalarının yanından bile geçilmiyordur; hatta üretim personeli böcekler ile arkadaş olmuştur. İşte bu noktada sağlığımız tehlikeye giriyor. İyi yıkanmamış sebze ve meyveler, hijyeni sağlanmamış personel ve sterilize edilmemiş üretim ortamı ve üretim malzemeleri nedeni ile bir çok bakteri ve virüs vücudumuza saldırıyor. Bu esnada bağışıklığımız zayıf ise birçok dâhili hastalığa kapı açmış oluyoruz.Karbonhidratlı, bol doymuş yağlı yemekler ve açlık hissimizi daha da artıran mısır şuruplu içecek ve tatlılarla obeziteye ve kalp-damar hastalıklarına varan ciddi sağlık problemlerine yakalanıyoruz. Son kullanım tarihi geçmiş ürünler nedeniyle yaşanan zehirlenmeler can kaybı ile sonuçlanabiliyor. İnsan sağlığını ve insan canını hiçe sayan bu düzenbazları bir an önce sistemden ayıklamalıyız. Sağlık kapkaççılığına dur demeliyiz!
Karot, beton delme, beton kesme, ankraj, Karot delme, Karot kesme,