Cuma, Mayıs 18, 2012
YazI Boyutu
HABERLER İYSAD Duyurular İYSAD’DAN ETTE VERGİ İNDİRİMİ TALEBİ

İYSAD’DAN ETTE VERGİ İNDİRİMİ TALEBİ

5 milyar dolar ciroya sahip, doğrudan 400 bin kişiye, dolaylı olarak da 1 milyon kişiye istihdam sağlayan, günde 8 milyon insanı doyuran, 7 bin 500 yemek sanayicisinin faaliyet gösterdiği hazır yemek sektörünün tekrar yükselen et fiyatlarından olumsuz etkilediğini vurgulayan İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği Başkanı Sadık Çelik, kesik etteki % 75’lik gümrük vergisinin tekrar % 30’lar seviyesine indirilmesi için çağrıda bulundu.

İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği Başkanı Sadık Çelik yaptığı açıklamada yemek sanayicilerinin ve tedarikçilerin çok zor günler yaşadığını, birçok kurumun son yaşanan kurlardaki anormal artışlardan ve ekonomideki olumsuzluklardan kötü yönde etkilendiğini belirtti. Çelik, kur yükselişine ve yerli et üretiminin hala tüketimi karşılayacak seviyeye gelememesine bağlı olarak fiyatların Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi tekrar tırmanışa geçtiğini belirtti. Özellikle Kurban Bayramı öncesi besiye çekilen kurbanlık hayvanların da talep karşılama yetersizliğine ayrıca neden olduğunun altını çizen Çelik, piyasanın dengeye gelmesi ve spekülatörlerin devreye girmemesi için hükümetten, geçen sene yaptığı müdahaleyi, korumacı tavrı yinelemesi yönünde talepte bulundu.

Kullanıcı Hesapları

AÇ GÖZLÜLER ve RÜŞVETÇİLER SAĞLIĞIMIZI ÇALIYOR !

İş dünyasında çalışanlar sanıyor ki öğle yemekleri kurumsal, prestijli bir catering markasından geliyor, uzaktan görünen resim böyle... Oysa ki hiçbir izin ve kalite belgesi olmayan merdiven altı, böcekli bir taşerondan geliyor olabilir.

İYSAD ( İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği ) Başkanı Sadık Çelik konu ile ilgili yaptığı açıklamalarda şunları ifade etti:
“ Yemek hizmetini alan şirketin yetkilisi rüşvet yani kibarcası komisyon sevdasına, saygın catering firması kapasitesi yetmediği halde pazarın her segmentini ele geçirme sevdasına ve taşeron hizmeti veren küçük işletme ki ben buna işletme bile diyemem kayıt dışı merdiven altı üretici diyelim, bunlar da ekmek parası davasına el birliği ile milyonlarca çalışanın sağlığını, ülkemizin, sektörümüzün geleceğini tehdit ediyorlar ”“ Bu zincir içinde olan çalışanlara oluyor. Çünkü onlar sektörün en saygın firmalarından biri tarafından doyurulduğunu sanıyor, sağlığı ile oynandığını bilmiyor."

AÇ GÖZLÜLER ve RÜŞVETÇİLER SAĞLIĞIMIZI ÇALIYOR !
İş dünyasında çalışanlar sanıyor ki öğle yemekleri kurumsal, prestijli bir catering markasından geliyor, uzaktan görünen resim böyle... Oysa ki hiçbir izin ve kalite belgesi olmayan merdiven altı, böcekli bir taşerondan geliyor olabilir.

İYSAD ( İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği ) Başkanı Sadık Çelik konu ile ilgili yaptığı açıklamalarda şunları ifade etti:
“ Yemek hizmetini alan şirketin yetkilisi rüşvet yani kibarcası komisyon sevdasına, saygın catering firması kapasitesi yetmediği halde pazarın her segmentini ele geçirme sevdasına ve taşeron hizmeti veren küçük işletme ki ben buna işletme bile diyemem kayıt dışı merdiven altı üretici diyelim, bunlar da ekmek parası davasına el birliği ile milyonlarca çalışanın sağlığını, ülkemizin, sektörümüzün geleceğini tehdit ediyorlar ” “ Bu zincir içinde olan çalışanlara oluyor. Çünkü onlar sektörün en saygın firmalarından biri tarafından doyurulduğunu sanıyor, sağlığı ile oynandığını bilmiyor. “

HAZIR YEMEK İŞİNDE TAŞERON UYGULAMASI OLAMAZ !
Çünkü, yemek işi sadece teknoloji ve sermayeye dayanmaz; emek yoğun bi iş koludur. Üretim, kalite ve hijyen standartlarını sürdürülebilir kılmak ancak eşit paydaşlaşmış kurumsal bir organizasyon; güçlü bir sermaye yapısı ve yetişmiş, deneyimli insan gücü ile mümkündür.
Hazır yemek taşeronluğunu salça, yağ, ketçap, mayonez, çikolata vb gibi ürün taşeronluğu ile mukayese edemezsiniz; çünkü bir kap çorbanın bile içine giren onlarca malzeme var. 4-5 çeşitten oluşan bir tabldot 100’ün üzerinde kalem malzemenin bir araya gelmesinden oluşuyor. Yıkama, sanitasyon, doğrama, pişirme, saklama, haccp uygulamaları, taşıma ve servis gibi bir çok kalite kontrol sürecinden geçmesi gereken emek yoğun bir üretim zincirinden bahsediyoruz. Tüm bunlar 30-40 metrekarelik merdiven altı mutfaklarda değil 100’lerce metrekarelik alt yapısı oluşturulmuş modern mutfaklar ile mümkündür.

AT ETİ Mİ YEDİRİYORLAR MİLLETE İT ETİ Mİ ?
Hangi marka yağı, hangi marka salçayı hangi marka baharatı kullanıyor taşeron? Eti, yoğurdu, sebzeyi, meyveyi, mantıyı, tatlıyı, ekmeği, turşuyu kimlerden alıyor? At eti mi yediyorlar millete it eti mi? Hammadde kalite kontrolü var mı, şebeke suyunu artıyor mu, personel ve tesis hijyeni sağlanıyor mu? Kalifiye personel ile mi çalışıyor yoksa yoldan geçenle mi? Personel eğitimi sağlanıyor mu? Taşeron firma, taşeron çalıştıran yemek şirketi ve hizmet alan müşteri tüm bunları kontrol ediyor mu? Tabi ki etmiyor; etse 4 kap yemek 2,80 TL ' ye nasıl alınır, nasıl satılır?

2,80 TL ' ye SATILAN YEMEKTE KALİTE ve SAĞLIK' tan ESER OLMAZ !
Buyrun hesaplayalım; Etin kilosu 20-25 TL. 1 kap tas kebabının içindeki sadece 150 gr etin maliyeti 3,00 – 3,75 TL. Pilavı, salatası, çorbası, tatlı ya da meyvesi derken, bir de buna üretim, tesis, vergi, ssk ve diğer işletme giderlerini ekleyelim; 4 kap yemeği 7,00 TL ye satarsanız ancak %3 kar elde edersiniz. 2,80 TL ye satılan yemek ya son kullanım tarihi geçmiş ya da 4.,5. sınıf malzeme ile yapılıyordur. Dana eti yerine at eti, eşek eti, domuz eti (basından), kıyma yerine mdm kıyma, antep fıstıklı baklava yerine bezelyeli baklava yersiniz. Hijyen ve haccp uygulamalarının yanından bile geçilmiyordur; hatta üretim personeli böcekler ile arkadaş olmuştur. İşte bu noktada sağlığımız tehlikeye giriyor. İyi yıkanmamış sebze ve meyveler, hijyeni sağlanmamış personel ve sterilize edilmemiş üretim ortamı ve üretim malzemeleri nedeni ile bir çok bakteri ve virüs vücudumuza saldırıyor. Bu esnada bağışıklığımız zayıf ise birçok dâhili hastalığa kapı açmış oluyoruz.Karbonhidratlı, bol doymuş yağlı yemekler ve açlık hissimizi daha da artıran mısır şuruplu içecek ve tatlılarla obeziteye ve kalp-damar hastalıklarına varan ciddi sağlık problemlerine yakalanıyoruz. Son kullanım tarihi geçmiş ürünler nedeniyle yaşanan zehirlenmeler can kaybı ile sonuçlanabiliyor. İnsan sağlığını ve insan canını hiçe sayan bu düzenbazları bir an önce sistemden ayıklamalıyız. Sağlık kapkaççılığına dur demeliyiz!
Karot, beton delme, beton kesme, ankraj, Karot delme, Karot kesme,